Ana Sayfa | Editörler | Yayın Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | Dernek | Dergi Hakkında | E-mail
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi

Peer-Reviewed "Turkish Pediatric Journal" Published Continuously Since 1958 (Abstracts in English)

 
[Özet][PDF][Editöre E-Posta] [Geri]
Kayseri Melikgazi Eğitim ve Araştırma Bölgesinde 0-5 yaş grubu çocuklarda malnütrisyon durumu
İskender Gün1, Müge Yılmaz2, Habibe Şahin3, Mualla Aykut4, Neriman İnanç5, Osman Günay4, Ahmet Öztürk7, Betül Çiçek3, Murat Özdemir7, Duygu Horoz7, Elçin Balcı8, Yusuf Öztürk4
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı1 Yardımı Doçenti, 4Profesörü, 6Doçenti, 7Uzmanı, 8Öğretim Görevlisi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü 2Öğretim Görevlisi, 3Yardımcı Doçenti, 5Profesörü
Anahtar Kelimeler: malnütrisyon, çocuklar.
Özet
Bu çalışma Kayseri Melikgazi Eğitim ve Araştırma Bölgesi'nde, 0-5 yaş grubu çocuklarda malnütrisyon ve beslenme ilişkilerini belirlemek amacıyla yapıldı. Kayseri Melikgazi Eğitim ve Araştırma Bölgesi'nde 2006 yılında gerçekleştirilen temel çalışmada örnekleme seçilen 3120 haneden, ulaşılabilen 3038 hanedeki 0-5 yaş 1250 çocuk üzerinde yapıldı. Araştırma verileri yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edildi. Çocukların boy uzunluğu ve vücut ağırlıkları WHO'nun yaşa göre ağırlık ve boy referans değerleri ile karşılaştırılarak -2SD'nin altı malnütrisyon olarak kabul edildi. Verilerin istatistiksel analizi için khi-kare testi, tek yönlü ANOVA testi ve post hoc test olarak Tukey testi kullanıldı. 0-5 yaş grubu çocuklarda ağırlığa göre malnütrisyon prevalansı %4.5, boya göre ise %13.7'idi. Ağırlığa göre malnütrisyon 0-6 aylık çocuklarda, boya göre malnütrisyon 24 aydan sonra anlamlı olarak yüksekti. Ayrıca önceki çocukla doğum aralığı 24 aydan küçük, anne eğitimi ilkokul ve daha az, gelir durumu açlık sınırının ve asgari ücretin altında olanlarda boya göre malnütrisyonun anlamlı olarak yüksek olduğu saptandı. Çalışmamızda, 0-5 yaş grubu çocuklarda boyca ve ağırlıkça malnütrisyon oranı 2008 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması sonuçlarından yüksek bulundu.
Giriş
Beslenme, bireylerin yaşamlarını sağlıklı olarak sürdürebilmeleri için temel bir gereksinimdir. Malnütrisyon, besin olarak vücudun ihtiyacı ile alınan miktar arasındaki dengesizlikten oluşan "beslenme eksikliği" şeklinde tanımlanmaktadır[1]. Malnütrisyon dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olup; en çok fetus, üç yaşından küçük çocuklar, gebe ve emzikli annelerde görülmektedir[2]. Ancak, malnütrisyonun olumsuz etkileri en belirgin olarak süt çocukları ve küçük çocuklarda görülmekte, bu yaşlardaki hastalık ve ölüm oranlarını arttırmaktadır. Dünyada beş yaş altında meydana gelen ölümlerin neredeyse tamamının (%97) az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde meydana geldiği ve bu ölümlerin nedenleri arasında malnütrisyon, pnömoni ve ishaller gibi önlenebilir durumların büyük payı olduğu bilinmektedir[2]-[3].

Ekonomik, psikososyal, kültürel, coğrafi faktörlerin malnütrisyon etyolojisinde önemli rol oynadığı bildirilmektedir. Malnütrisyonun başlıca nedenleri; gelir azlığı, bilgi eksikliği, pişirme hataları gibi nedenlerle kalori ve besin öğelerinin yetersiz alınması, sık geçirilen enfeksiyonlar, sosyo-kültürel etmenler ile ilişkili beslenme alışkanlıkları, doğuştan ve sonradan gelen kronik hastalıklar (metabolizma hastalıkları, anatomik bozukluklar, alerjik durumlar gibi.) olarak sayılabilir[4]. Özellikle yoksul ailelerin çocuklarında besin maddelerinin yetersiz tüketimi sonucu klinik malnütrisyondan antropometrik ölçütlerde bozulmaya veya mikro besin öğelerinin eksikliğine kadar farklı şekillerde beslenme yetersizliği gözlenmektedir[5].

Protein-enerji malnütrisyonu (PEM) gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerin en yaygın çocuk sağlığı sorunudur. Daha çok altı ay ile beş yaş arasındaki çocuklarda görülen PEM, yetersiz dengesiz beslenme, enfeksiyon hastalıkları sonucu iyi beslenmeme ve katabolik yıkımların artması sonucu gelişmektedir[6]-[7]. Özellikle ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde hafif ve orta derece malnütrisyonun tespit edilmesi ve malnütrisyonun kronikleşmesinin önüne geçilmesi oldukça önemlidir[4]-[6]. Bu çalışma; Kayseri Melikgazi Eğitim ve Araştırma Bölgesi'nde, 0-5 yaş grubu çocuklarda malnütrisyon ve beslenme ilişkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.

Materyal ve Metot
Tanımlayıcı nitelikteki kesitsel çalışma, 2006 yılında Kayseri Melikgazi Eğitim Araştırma Bölgesinde yapılan temel çalışmanın bir bölümüdür. Melikgazi ilçesinde toplam 19 sağlık ocağı olup, bunların 13'ü kentsel, altısı ise kırsal yerleşim yerlerindedir.

Sağlık ocaklarının yıl ortası nüfus tespitlerine göre, Melikgazi ilçesinin 2006 yılı toplam nüfusu 403018 olup, ortalama hane halkı büyüklüğü 3.8 dolayındadır. İlçe nüfusunun tamamı araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Örneklem büyüklüğünü belirlemek için, bölgenin kaba ölüm hızı esas alındı. İlçe genelinde kaba ölüm hızının binde 7 dolayında olduğu kabul edildi. Tolerans değeri 0.002, güven düzeyi 0.95 alınarak, örneklem büyüklüğü 5728 olarak bulundu. Araştırmada küme örnekleme yöntemi kullanılması düşünüldüğü için desen etkisi 2 olarak alındı. Bu nedenle 11456 kişinin örnekleme alınması gerektiği, sağlık ocaklarının yıl ortası nüfus tespitlerine göre ilçe genelinde ortalama hane halkı büyüklüğü 3.8 dolayında olduğu için, en az 3015 hanenin alınması gerektiği hesaplandı. Bu nedenle 3100 hanenin örnekleme alınması planlandı.

Araştırmada küme örnekleme yöntemi uygulanması ve küme büyüklüğünün 30 hane olmasına ve 104 küme alınmasına karar verildi. Sağlık ocaklarının 2006 yılı yıl ortası nüfusları dikkate alınarak, her sağlık ocağından alınması gereken küme sayıları belirlendi. Her sağlık ocağındaki ev halkı tespit fişlerinden yararlanılarak, rasgele örnekleme yöntemiyle belirlenen sayıda hane, küme başlangıcı olarak seçildi. Küme başlangıcı olarak belirlenen her haneden başlamak ve hane numarası izlemek suretiyle 30'ar hane örnekleme alındı. Böylece 3120 hane örnekleme alınmış oldu. Bu hanelerden ulaşılabilen 3038 (%97) hanede 0-5 yaş grubundaki 1250 çocuk araştırma kapsamına alındı. Araştırma verileri; 123 soru içeren temel çalışma anketi kapsamında yer alan 0-5 yaş çocuklara ilişkin sorular annelere sorularak elde edildi, çocukların mezura ile boy, bebek baskülü ile ağırlık ölçümleri sağlık ocaklarında yapıldı, eksik veri nedeniyle 47 çocuk değerlendirme dışı tutulup 1203'ü değerlendirmeye alındı. Ölçüm değerleri NCHS tarafından tanımlanan ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından onaylanan yaşa göre ağırlık ve boy referans değerleri ile karşılaştırıldı ve -2SD'nin altı malnütrisyon olarak kabul edildi. Yine bu çocuklardan 0-36 aylık olanların anketle beslenme öyküleri de alınarak, verileri eksik olan 16'sı hariç tutulup, 758 çocukta malnütrisyon ve beslenme ilişkisi belirlendi.

Veriler bilgisayar ortamında değerlendirildi. Verilerin istatistiksel analizi için khi-kare testi, tek yönlü ANOVA testi ve post hoc test olarak Tukey testi kullanıldı. P<0.05 değerleri anlamlı kabul edildi.

Bulgular
Araştırma kapsamına alınan 0-5 yaş grubu çocukların %51.5'i erkek, %71.5'i çekirdek aileye sahip, annelerin %9.7'si ilkokuldan daha az eğitimli, %53.8'i ilkokul mezunu, %94.3'ü ev hanımı olup, %21'inde ailesinin gelir düzeyi asgari ücretin, %51.2'sinde açlık sınırının altındadır (Tablo I). Çocuklarda malnütrisyon prevalansı ağırlığa göre %4.5, boya göre %13.7'idi. Malnütrisyonlu olan çocuklardan %5.6'sının yaşa göre boyları, %1.2'sinin yaşa göre ağırlıkları -3SD'nin altında bulundu (Tablo II).

Tablo I. Araştırma kapsamındaki çocukların sosyo-demografık özellikleri

Tablo II. Araştırma kapsamındaki çocuklarda malnütrisyon durumu

Tablo III'te yaş gruplarına göre -2 SD ve -3 SD'nin altında bulunan çocukların oranı verilmiştir. Görüldüğü gibi boya göre malnütrisyon 24 aydan sonra anlamlı olarak artış gösterirken, ağırlığa göre malnütrisyon 0-6 aylık çocuklarda anlamlı olarak yüksek; yine önceki çocukla doğum aralığı 24 aydan küçük, anne eğitimi ilkokul ve daha az, gelir durumu açlık sınırının ve asgari ücretin altında olanlarda boya göre malnütrisyon anlamlı olarak yüksek bulundu.

Tablo III. Çocuklarda bazı değişkenlere göre malnütrisyon durumu

Tablo IV'te görüldüğü gibi 0-36 aylık çocuklarda malnütrisyon oranı boya göre %11.3, ağırlığa göre %5.0'idi. Kolostrum almayanlarda ağırlıkça malnütrisyon (%13.0), ebe tarafından izlenmeyenlerde (%15.4) boyca malnütrisyon anlamlı şekilde yüksek bulundu. 0-6 aylık çocuklarda sadece anne sütü alma süresi ve ek besine başlama zamanı ortalamaları sırasıyla 2.54±0.15 ve 3.27±0.27'idi.

Tablo IV. Araştırma kapsamındaki 0-36 aylık çocukların beslenme özelliklerine göre malnütrisyon durumu

Tartışma
Malnütrisyon beş yaş altı çocukların mortalite ve morbiditesine neden olan etmenlerin başında gelmektedir[2],[4]-[6]. Tüm dünyada, yıllık 10.9 milyon beş yaş altı ölümün, %60'ından doğrudan veya dolaylı olarak malnütrisyon sorumludur[7]. Çoğu gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de malnütrisyon özellikle çocukluk çağında oldukça yaygın görülen bir sağlık sorunudur. Ülkemizde yapılan araştırmalarda değişik oranlarda malnütrisyon oranlarına rastlanmıştır[3],[8],[9]. Bu farklılık bölgesel özelliklerden veya malnutrisyonu değerlendirmede kullanılan farklı kriterlerden kaynaklanmaktadır. Bu çalışmada WHO tarafından önerilen yaş ve cinse göre boy ve ağırlık standartları kullanılmıştır. Çalışmamızda çocukların yaşına göre %13.7'sinde boyca malnütrisyona, %4.5'inde ise ağırlıkça malnütrisyona rastlanmıştır. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2008 verilerine göre 0-59 aylık çocukların boya göre malnütrisyon oranı %10.3, ağırlığa göre malnütrisyon oranı %2.8 olarak saptanmıştır[10]. Türkiye'deki oranlara göre bu çalışmanın sonuçları yüksektir.

Malnütrisyonun neden olduğu ölümlerin üçte ikisi yaşamın ilk yılı sürecinde gerçekleşmektedir ve bu ölümlerin nedeni sıklıkla uygun olmayan beslenme uygulamalarıyla ilişkilidir[11]. Malnütrisyonun nedenleri arasında; gelir azlığı, elzem besinlerin pahalı olması, çocuk beslenmesi konusundaki bilgisizlik nedeni ile enerji ve besin öğelerinin yeterince tüketilmemesi, çevre sağlığı koşullarının yetersizliği sonucu yaygın ve sık tekrarlayan enfeksiyonlar, emzirme süresi, ek besinlere erken veya geç başlama konusunda hem bilgi eksikliği hem de beslenme ile ilgili sosyo-kültürel etmenler, doğuştan ve sonradan gelişen hastalıklar sayılmaktadır[6],[7],[12].

Bu çalışmada annelerin eğitim durumu ve ailelerin ekonomik durumu incelendiğinde; annelerin %9.7'inin ilkokuldan daha az eğitimli, %53.8'nin ilkokul mezunu olduğu ve ailelerin %51.2'inin de açlık sınırının altında yaşadığı belirlenmiştir. Anne eğitimi ilkokul ve daha az olunca ve ailenin gelir durumu açlık sınırının altına düşünce, boya göre malnütrisyon anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Bozkurt ve arkadaşlarının[8] Gaziantep'te yaptığı çalışmada, ailenin gelir düzeyi azaldıkça boyca malnütrisyonun artığı istatistiksel olarak anlamlı bulunurken annenin eğitim düzeyi için aynı sonuç elde edilememiştir. İsparta il merkezinde yapılan benzer bir çalışmada, ailenin gelir ve annenin eğitim düzeyinin düşmesiyle, çocuklarda zayıflık prevalansının anlamlı olarak arttığı bulunurken, kısa boyluluk prevalansı için böyle bir durum bulunamamıştır[13].

Uzun dönemli açlığın önemli bulgularından birisi boy kısalığıdır, bu nedenle çocuklardaki boy kısalığı (bodurluk) kronik beslenme yetersizliğinin bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ailenin gelir düzeyinin düşük olması (yoksulluk), annelerin eğitimsizliği yoluyla da beslenme yetersizliğine katkıda bulunmaktadır[5]. Çalışmamız da, bu durumu destekler niteliktedir.

Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2008 sonuçlarına göre yaşı küçük olan çocuklarda, hem ağırlığa hem de boya göre malnütrisyon daha az görülmektedir[10]. Aslan ve arkadaşlarının[14] yaptığı çalışmada da, malnütrisyon prevalansının ileriki aylarda artığı belirlenmiştir. Bu çalışmada da boya göre malnütrisyon 24 aydan sonra anlamlı olarak artış gösterirken, ağırlığa göre malnütrisyon 0-6 aylık çocuklarda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Gaziantep ve Diyarbakır'da yapılan çalışmalarda, boya göre malnütrisyon yaşla birlikte anlamlı olarak artarken, ağırlığa göre malnütrisyon için aynı durumun geçerli olmadığı gösterilmiştir[8],[9]. Beş yaşından küçük çocuklarda bodurluk, kronik malnütrisyon sonucu uzun kemiklerin yeterince gelişemediğinin bir göstergesi olarak kabul edilmekte ve büyüme geriliğinin sürekliliğini göstermektedir.

Dünya genelinde, yaşamlarının ilk dört ayında sadece anne sütü ile beslenen çocukların oranı, %35'ten fazla değildir, ek besinlere ya çok erken ya da çok geç başlanmaktadır ve besinlerin besleyici değeri, güvenilirliği yetersizdir[11]. Emzirme süresi ve ek besinlere başlama zamanı malnütrisyonun nedenleri arasındadır[12]. Ülkemizde emzirme yaygın bir uygulama olmasına karşın, emzirmeye başlamadan önce farklı besin/besinlerin verilmesi ve/veya ek besinlere başlanması önemli bir sorundur. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2008 sonuçlarına göre altı aydan küçük bebeklerin (0-5 ay) sadece anne sütü ile beslenme yüzdesi 40.4 olarak saptanmıştır[10]. Bu araştırmada sadece anne sütü alma veya ek besinlere başlama ile malnütrisyon oranı arasında anlamlı bir ilişki bulunmasa da 0-6 ay boyunca sadece anne sütü alan çocukların oranı %17'dir. TNSA 2003'de 6 aydan küçük çocukların sadece anne sütü alma oranı %20.8 olarak saptanmış[15] olup bu çalışmadaki sonuca yakındır. Ancak TNSA 2008'deki oran bu çalışmadakinin iki katından fazladır.

Bu çalışmada da 0-6 aylık çocukların sadece anne sütü alma süreleri 2.54 ± 0.15 ay, ek besine başlama zamanları 3.27 ± 0.27 aydır, diğer yaş gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha kısa emzirilmiş ve daha erken ek besine başlanmıştır. Bu durum, 0-6 aylık çocuklarda ağırlığa göre malnütrisyon oranın, büyük yaş gruplarına göre anlamlı şekilde yüksek olmasını açıklamaktadır.

Çalışmamızda, 0-5 yaş grubu çocuklarda boyca ve ağırlıkça malnütrisyon oranı 2008 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması sonuçlarına göre daha yüksek bulunmuştur. Çocuğun yaşı, doğum aralığı, annenin eğitimi, gelir durumu, kolostrum alma durumu ve ebe tarafından izlenmesi ile malnütrisyon arasında ilişki bulunmuştur. Çocuklardaki beslenme yetersizliğinin önlenebilmesi için bebeklikten başlayarak çocukluk dönemi boyunca büyüme ve gelişmelerinin belirli aralıklarla izlenmesi ve birinci basamak sağlık kurumlarında görev yapan sağlık personelinin çocuk beslenmesi konusunda annelere daha etkin eğitimler vermesi uygun olacaktır.

Kaynaklar

1. Tezcan S, Ertan A, Aslan D. Beş yaş altı çocuklarda malnütrisyon durumunun değerlendirilmesi. Türkiye Klinikleri J Med Sci 2003; 23: 420-429.

2. Yurdakök M. Dünyada ve ülkemizde çocuk sağlığı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2005; 48: 1-3.

3. Etiler N, Velipaşaoğlu S. Çocukluk döneminde beslenmenin değerlendirilmesi. STED 2004; 13: 50-53.

4. Dündar N, Dündar B. Malnütrisyonlu çocuğun değerlendirilmesi. Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2006; 13: 39-42.

5. Hatun Ş, Etiler N, Gönüllü E. Yoksulluk ve çocuklar üzerine etkileri. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2003; 46: 251-260.

6. Özalp İ, Coşkun T. Protein enerji malnütrisyonu. İçinde: Tunçbilek E, Yurdakök M, Yiğit Ş (ed). Çocuk Sağlığı Temel Bilgiler (2. Baskı). Ankara: Yeniçağ Yayınevi, 1991: 105-117.

7. Bosi Bağcı T, Durmuş İpçi A. Protein enerji malnütrisyonu. İçinde: Güler Ç, Akın L (ed). Halk Sağlığı Temel Bilgiler. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yayınları, 2006: 765-779.

8. Bozkurt Aİ, Koçoğlu F. Gaziantep il merkezinde 0-36 aylık çocuklarda protein enerji malnütrisyonu prevalansı. Beslenme ve Diyet Dergisi 1999; 28: 52-56.

9. Ertem M, Ceylan A, Toksöz R Diyarbakır Şehitlik Sağlık Ocağı Bölgesinde 0-6 yaş grubu çocuklarda z-skoru dağılımına göre malnütrisyon prevalansı ve bazı değişkenlerle ilişkisi. Beslenme ve Diyet Dergisi 1999; 28: 25-31.

10. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması, 2008. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Ankara, 2009.

11. Global Strategy for Infant and Young Child Feeding 2003 WHO and UNICEF, WHO Library Cataloguing-İn-Publication Data ISBN 92 4 156221 8.

12. Koksal G, Gökmen H. Çocuk Hastalıklarında Beslenme Tedavisi. Ankara: Hatipoğlu Yayınevi, 2003: 199-263.

13. Çınar M, Uşkun E, Öztürk M, Kişioğlu N. İsparta il merkezinde 0-5 yaş grubu çocukların beslenme ve malnütrisyon durumu. Erciyes Tıp Dergisi 2007; 29: 294-302.

14. Aslan D, Özcebe H, Bilir N, Vaizoğlu S, Subaşı N. Van ili kent merkezinde beş yaş altı çocuklarda beslenme ve malnütrisyon durumu. Çocuk Dergisi 2004; 4: 16-23.

15. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması, 2003. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Devlet Planlama Teşkilatı ve Avrupa Birliği, Ankara, 2004.
[Özet][PDF][Editöre E-Posta][Geri]
Main Page | Editorial Staff | Editorial Board | Contents | Past Issues | Search | Notice to Authors
About the Journal | Turkish National Pediatric Society | E-mail